On Political Islam, Sharia Law, Iranian Example and What Turkey can Learn!

Interview with Sohalia Sharifi from the Equal Rights Now – Organisation Against Women’s Discrimination in Iran

Mahan Doğrusöz: I want to start my interview with the changing condition of women in Iran after the Islamic revolution? How did the Islamic revolution in 1979 change the status of women?

Sohalia Sharifi: Before answering your question I would like to make a correction about what you call “Islamic revolution”. I think this is one of the most common misconceptions of 1979 revolution in Iran. Iranian people who started a revolution were not by any means going to have an Islamic revolution. All the demands and slogans and mottos of that revolution show that people took to the streets to fight for a better and freer life. They wanted “Food, Shelter and Freedom”. The fact that our revolution was hijacked by a reactionary and backward movement called political Islam who brutally crashed those who wanted a better life and stained the revolution with blood does not make it an Islamic revolution.

Coming back to your question, As the Islamists in Iran took over the revolution…

devamı...

Hasta Konseyi Koordinatörü Can Feyzioğlu’yla Türkiye’de bir ilk: Hasta Konseyi Üzerine bir Söyleşi

 

Mahan Doğrusöz: Sizinle Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren Hasta Konseyi deneyimi üzerine konuşmak istiyorum. Hasta Konseyi ilk olarak Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde, hastaların kendi tedavi süreçlerinde ve yaşam koşullarında söz sahibi olmayı hedeflemeleriyle başlıyor. Hasta Konseyi’ni hazırlayan süreçleri ve sizin bu sürece nasıl dahil olduğunuzu konuşarak söyleşiye başlamak istiyorum.

Can Feyzioğlu: Hasta Konseyi fikri, RUSİHAK’ın (Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi) ‘Toplum içinde yaşamak herkesin hakkı’ kitabını hazırlarken, tercüme yapmak için okuduğum metinlerden birinde karşıma çıktı. Bu metinde Hollanda’daki “hasta konseyleri” deneyiminden bahsediyordu. RUSİHAK’tan Fatma Zengin’e ‘Böyle bir çalışma burada yapılabilir mi?’ diye soracak oldum ve hemen ardından Hasta Konseyi üzerinde çalışmaya…

devamı...

Gamze Fidan’la Kop-Art yolculuğu, yaratıcılık ve Türkiye’de sanatçı olmak üzerine bir nehir söyleşisi

 

                                

Mahan Doğrusöz: Kop-Art’la ilgili söyleşimize bir “çağrışım” çalışmasıyla başlayalım istiyorum. Kop-Art denince aklına ilk gelenler neler?

Gamze Fidan: Kendin yap,  punk, sokaktan gelme, Dada,  karşılıklı etkileşim, işbirliği, geri dönüşüm, çok katmanlılık. Bir olayı, bir kavramı farklı medya ile işlemeyi bilmek. Hayatla sanat arasında sınır tanımamak. Sanatı  tiye almak.

Mahan Doğrusöz: Seninle Kop- Art’ın altyapısını oluşturan zihinsel ve düşünsel yolculuğu konuşarak başlamak istiyorum.

Gamze Fidan: Pek çok  şey  üniversitede olgunlaşmaya başladı. O yıllarda seninle hayata geçirdiğimiz ‘Naifesto’ isminde bir  performans  çalışması vardı. Bu performansa eşlik eden, kaleme aldığımız manifesto vardı. Antonin Artaud’nun ‘Vahşet Tiyatrosu’ndan esinlenmişti çalışmamız. Sahnede kendini metinlerle,…

devamı...

Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimini Anlamak

Fatma Zengin’le “Ruh Sağlığında İnsan Haklarına” Dair bir Söyleşi


Mahan Doğrusöz: Öncelikle, Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi ya da kısa adıyla söyleyecek olursak Rusihak’ın yolculuğu ne zaman, nasıl ve kimlerle başladı?

Fatma Zengin: Ben yaklaşık beş yıldır Rusihak’dayım. Kuruluşu ise farklı insan hakları kuruluşlarında çalışmalar yürüten bir grup arkadaşımızın, yeni bir oluşum için 2003-2005 yılları arasında birlikte çalışmaya başlamasıyla gerçekleşiyor. Öncelikle yurtdışından bir grup geliyor, Mental Disability Right İnternational (MDRI) adında. Amerika Birleşik Devletleri’nden bir grup. MDRI farklı ülkelerde engelli grupların hakları ile ilgili çalışmalar yapıyor. Pek çok kurumda kurum içi çalışmalar yürütüyor. Hastanelere gidiyor. Türkiyede birlikte çalıştıkları temsilci arkadaş, ortaklaşa hazırladıkları rapor çalışması bitip yayınlandıktan sonra- ki bu Türkiye’deki…

devamı...